italiano
Fatih Mika  
 
Gravür Teknikleri
  Önsöz
  Gravür
  Kuru-Kazı
  Aratonlar Tekniği
  Asit-Oyma
  Lavis ve Kumlama
  Yumuşak Mum
  Şeker Çini
  Ahşap Baskı
  Linol Baskı
  Deneysel Teknikler
  Sözlük
 
 
Asit-Oyma

 

 

“Tığ yerine bakır kalıbı (asitlerle) bu şekilde kolayca kazımanın (oymanın) yolunun bulunması ne kadar güzel.” Benvenuto Cellini (1565-1567)

Asit-oyma, tarihsel olarak en eski olmasa da teknik  kolaylıklarından dolayı Dünya’daki en yaygın gravür tekniği. Kendinden önceki gravür teknikleri, ahşap baskı ve tığ-kazı ile gravür kalıbı oymak büyük ustalıklar gerektiriyordu. Brera Akademisi’ndeki tığ-kazı ustası yetiştiren kursların dokuz yıl sürdüğünü göz önüne alırsak  bunun ne demek olduğu daha kolay anlaşılır.

Metal yüzeylerini asitlerle aşındırmak eskiden beri biliniyordu. Silah üreten zanaatkarlar bu teknik ile metal yüzeyleri oyarak süslüyorlardı. İlk asit-oyma gravürün 1503-4 yıllarında Augsburglu silah ustası Daniel Hopfer’in (1471?-1536)  atölyesinde  yapıldığı tahmin ediliyor. Metal yüzeyini asitlerle oyabilme olanakları, elbette gravür yapan sanatçılar tarafından görmemezlikten gelinemezdi. Nitekim tığ-kazı ve ahşap oyma gravürleri ile ünlü Albreht Dürer 1514 ile 1517 yılları arasında asit oyma tekniği ile çelik üzerine altı gravür kalıbı gerçekleştiriyor. Kılıçlar ve metaller üzerine asit-oyma ile süsleme yapan ustaların o dönemde kullandıkları teknolojik olanaklar, gravür için gerekli olan estetik değerleri üretmek için henüz yeterli değildiler. Asit-oyma tekniğinin kendi bağımsız dilini oluşturması için zamana gereksinimi vardı.

1524 ile 1527 yılları arasında Parmigianino (1503-1540) asit-oyma tekniği ile yirmiyedi gravür kalıbı oydu. Bu gravürleri gören Pierre Jean Mariette “onun desenlerinde bulunan aynı kişilik, aynı doğallık, aynı güzellik” diyor. Parmigianino, bağımsız asit-oyma dilini oluşturan adımları atan ilk sanatçıdır diyebiliriz.

Daha sonra Federico Barocci (1535-1612)  ve Jacques Callot (1592-1635) bu tekniğin olanaklarını geliştirerek, asit oymanın sadece kolay bir teknik değil aynı zamanda kendi bağımsız anlatım olanakları olan bir teknik olduğunu göstermişlerdir. Federico Barocci, kalıbın üzerindeki çizgilerin asit içerisinde değişik sürelerde tutularak gravürdeki çizgilerin ton değerlerini değiştirme olanağını bulmuştur. Bu olanak, asit-oyma gravürdeki tekdüzeliği ortadan kaldırmış, örneğin ön ve arka planı belirtmeyi sağlamıştır.

Sadece asit-oyma tekniğı ile ya da asit-oyma tekniğini başka tekniklerle (kuru-kazı, tığ-kazı) kullanan Rembrant asit-oyma tekniğine desen tadını vermeyi başaran ilk sanatçıdır.

Asit-oymanın sanatçılara kendi gravürlerini kendilerinin oymalarına olanak tanıyacak kadar kolay ve sadece piyasaya daha fazla sayıda gravür sürülmesine olanak tanıyan bir teknik olarak sınırlamak, asit-oyma tekniğine haksızlık olur. Nitekim asit-oymanın kendine özgün anlatım olanakları fark edildikçe bir gravürün tamamı yerine gerektiği bölümler asit-oyma ile gerçekleştirmişlerdir. İcat edildiği andan günümüze kadar, hemen hemen tüm sanatçılar asit-oyma tekniği ile gravürler yapmışlardır.

                                                     •••

Asit-oyma /Acquaforte / Radierung / Etchihg / Eua forte, Gravure à l’eau-forte /

Asit-oyma, metal plaka üzerindeki kazımanın, aşındırmanın, oymanın dolaylı olarak yapıldığı (kimyasal yöntemle) gravür tekniklerindendir.

Bakır, çinko, demir ya da sarı metal plakanın yüzeyi önce temizlenir. Plakanın arka yüzeyini  asitlerden korumak için lak ile kaplamak gerekir. Plakanın ön yüzeyine ise asit-oyma tekniği için hazırlanmış  gravür verniği yumuşak fırça ile yaklaşık 30 C° ısıtılmış tandır üzerinde (ısıtılmış tandır verniğin metal plaka üzerinde eşit şekilde yayılmasını sağlar) ince bir şekilde sürülerek kaplanır. Verniğin üzeri  (mum yakılarak) is ile kaplanırsa siyahlaşan plakanın yüzeyindeki verniğe desenin işlenmesi daha kolay kontrol edilir.

Desen plakanın yüzeyine metal gravür uçları ile çizilir. Burada dikkat edilecek nokta çelik kalemlerle sadece verniğin kaldırılıp alınmasıdır. Çelik kalemlerin metal üzerine gereğinden fazla bastırılması halinde oluşacak metal çapakları çizgilerin netliklerini, düzgünlüklerini bozarlar.

Metal plakanın üzerindeki vernik çelik kalemlerle alındıktan sonra, Plaka (metalin cinsine uygun) bir asidin içerisine yatırılır. Daha önce gücü denenmiş asit içinde, istenilen değerdeki çizgileri elde etmek için belirli bir süre bekletilir.

Asitten çıkartılan plaka su ile yıkandıktan sonra üzerindeki lak ve gravür verniği çözücüler ile temizlenir.

Kalıba mürekkep verilme şekli derin-baskı ya da yüksek-baskı tekniklerindeki gibi  ya da her iki mürekkeplandirme şekli birlikte olabilir.

Kalıba derin baskı yöntemi ile mürekkep vermek, mürekkebin asit tarafından oyulan çukurlarda kalmasını sağlar. Asitler tarafından oyulmayan yerler gravürün beyaz kısımlarını oluştururlar. Kalıba yüksek baskı yöntemi ile mürekkep merdane ile verilir ve derin baskının aksine asit tarafından oyulan kısımlar gravürün beyaz kısımlarını oluştururlar. Kalıbı bu iki yöntemi birlikte kullanarak ilk olarak Stanley William Hayter mürekkeplendirmiştir. Bu mürekkeplendirme yöntemi ile kağıdın beyaz kısımları da mürekkep ile kaplanmış ve renkli bir zemin yaratılmış olur.

Mürekkeplendirilen kalıp, üzerine nemlendirilmiş kağıt ve keçe koyularak derin baskı gravür presinden geçirilir. Yün keçenin nemli kağıt üzerinde yaptığı basınç kalıbın üzerindeki gravürü oluşturan mürekkeplerin kağıdın üzerine geçmesini sağlar. Bu mürekkeplendirme ve basma işlemi sanatçının belirlediği tiraj tamamlanıncaya kadar devam eder.